| adını sen koy |
|
|
|
|
adını sen koy bugün biliyormusun insanlık günlerden bir nisan ve duygularım şakalaşmanın hoşgörünün günü yaşadığım yer Denizli Türkiye çalıştığım yer 112 ambulans servisi şehrimin kaldırımları sanki deprem görmüş yollarım demir parmaklıklarla örülü karşı kaldırımdaki dostuma merhabayı demir parmaklar arkasından veririm sanki yarı açık ceza evindeyim birkaç palmiye bilirim şehrimin çınarında bazı akşamlar yanlarında biraz gezinirdim şimdi demir parmaklıklar ardından şehrimi gezip seyretmekteyim bugün bir nisan insanlık mısralar şaka değil akhan beldesine bir anonsla gidiverdim yaşı sonbaharın başları yalnız adamın evine bir koku ve oksijensizlik duvarlara sinmiş fakirlik çaresizlik yalnızlık mutfak salon eşiğine yüz üstü yatan bir adam burnuma hiç hoşda olmayan bacakları çıplak altı ıslak atan bir yürek seslenince mırıldanan dudaklar karanlık ve soğuk yaşayan bir insan bacakları soğuktan donmuş kırmızı siyah pul pul ve de kokmuş, kokuşmuş bugün bir nisan insanlık gördüklerim şaka değil canlı canlı bir insanın çürüdüğünü gördüm bugün dünyanın en hızlı kalkınan ülkesindeyim hızır acil vakalara gitmekteyim ne çare Bağ kurlu mu ! SSK’ lı mı! bunun peşindeyim evrak sormaktan, hastayı doktorluğu unutup merkeze evrakların tam olduğunu söylemenin peşindeyim bugün bir nisan insanlık önce evrak şaka değil! köyleri vardır bu şehrin üç beş dağ ve eteğinde milletin son beylerinin yaşadığı yerler sanayileşme pahasına menderesinde balığını haberleşme uğruna zeytin ağaçlarını kuruttuğunuz yer altı kaynakları kirleniyor deyip araçları yıkatmadınız evine ekmek götüren babaları işsiz evleri aşsız bıraktınız sundurma ayakyolu dışarıda eskice tahta kapılı bir ev gördüm kapının arkasında ince uzun bir hol bir oğlan iki çitlembik kız çocuğu mavi bir leğene ıslatmışlar ekmeği yumuşadıkça yediklerini gördüm Avrupa birliği diye köylüye çok sert çıktınız kaçıncı viyana kapılarından döndünüz Türkiye’ yi unuttunuz bugün bir nisan insanlık ıslatılarak yenen kuru ekmek balığım, zeytin ağacım şaka değil! babama iş, cebime harçlık, soframa aş istiyorum artık ne yarım kalmış bir proje ne avrupaya uşaklık ne asık bir surat ne devrilmiş bir çınar ne suları siyah yağlı akan bir ırmak istemiyorum demir parmaklı kaldırımlar, eğitimli benim halkım isyan etmeyecek kadar analar vefalı çocukların gözlerinde umut var ben mutlu olmak istiyorum insanıma küsemem! bu bayrağın altıda yaşamak isteyen yaşar istemeyen ya gider ya kafası kopar bugün bir nisan insanlık bayrak duygularım şaka değil! köyümden şehrime şehrimden ülkeme ve bayrağa adını sen koy! 23:52 01/04/2005 deli beyaz Şiiri dinlemek için tıklayınız
|
| < Önceki |
|---|



