| yorgun |
|
|
|
|
yorgun
yılların sürgünü yolların yorgunuyum kulaklarıma gelen nedir bu ayak ayak aksak sürünen tıkırtı yorgunluğumun sesleri eli oraklı kadınlarım tarlalarda sarı başaklar hasatlarını yaparlar her yığın yorgunluğumun bir bir kanıtları oldular evimin ocağında kor kor olmuş odunlar hani nerde çekicim örsüm aklıma gelir her demir ustasının alın teri benden giden bir ömür yılların sürgünü yolların yorgunu olmuşum zamanın durduğu şu an gençliğimin eriyerek akıp gittiği pişmanlıkların bitmediği zamanı son bir kez daha adımlarken her adım atışım beni ilkbahar gibi sevindirir belki sürgünün yorgunluğu bitecekti ebedi istirahatın adı bahardı ne beni topla ne çıkar sakın bölme bana hiç ama hiç çarpma beni çarpma zamanı zamanı sorma saçlarımdaki akları yorumlama anlımdaki çizgi iz ifade eder ya yüzümdeki tatlı çiller sürgünün yorgunluğu sormadım babama anama saçlarındaki beyaz beyaz açmış bukle bukle zambakları hani nerede annemin yumuşak elleri hani nerede sıcak dokunuşları dostumun buğulu camdan baygın ufuklara bakışı ufuklarda yakaladığı ufuklarım yolların yorgunluğu yıların sürğünü yakalardı çocukların nurlu gülüşünü zannetme zaman benim için içim senin olmadığın zamanlar durdu saçlarıma düştü bukle zambaklar gelecekten gelen mutlu ifadeler kulaklarım, arada sürünen yorgun ayaklarım ne umutlarım nede düşüncelerim yılların yolların yorgunu sürgünü teridir fikirlerim, geçmişe bıraktığım gelecekte filiz verecek, iz tohumlarım her attığım adımlar, benim ilk baharım yılların yorgunu son baharda yolların sürgünü olmuşum
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




